İçeriğe geç
Gebelik5 dk okuma

Gebelikte Kaygı

Gebelikte kaygı duymak olağandır. Önemli olan, gündelik yaşamı zorlamaya başladığı noktayı ayırt edebilmektir.

Pencere kenarında duran gebe kadın

Gebelik, bedende ve yaşamda aynı anda ilerleyen bir değişim dönemidir. Bu dönemde kaygı duymak beklenen bir tepkidir; bebeğin sağlığı, doğumun nasıl geçeceği, iş ve aile düzeninin nasıl kurulacağı gibi başlıklar hemen her gebede bir ölçüde yer eder.

Kaygının kendisi bir hastalık belirtisi değildir. Ancak süreklilik kazandığında, gündelik işleyişi zorlamaya ya da uykuyu ve beslenmeyi etkilemeye başladığında değerlendirilmesi gereken bir başlık haline gelir.

Olağan kaygı ile zorlayıcı kaygı arasındaki fark

Olağan kaygı dalgalıdır: bir kontrol sonrası hafifler, yeni bir bilinmezlikte yeniden yükselir. Kişi endişesini dile getirebilir, dikkatini başka konulara verebilir, günlük yaşamını sürdürür.

Zorlayıcı kaygıda ise endişe gün boyunca sürer ve içerik değiştirse bile azalmaz. Güven verici bir muayene sonucu geçici bir rahatlama sağlar, ardından endişe yeni bir başlığa taşınır.

Değerlendirilmesi gereken durumlar

Aşağıdaki bulgular iki haftadan uzun sürdüğünde, gebelik takibi sırasında dile getirilmesi yerinde olur:

  • Günün büyük bölümünü kaplayan, durdurulamayan endişe
  • Uykuya dalmakta güçlük veya sık uyanma
  • Çarpıntı, göğüste sıkışma, nefes darlığı gibi bedensel şikâyetlerin tekrarlaması
  • Kontrol randevularından belirgin biçimde kaçınma ya da tersine, sürekli ek kontrol ihtiyacı duyma
  • Sevilen etkinliklere karşı ilgi kaybı, sürekli ağlama hali
  • Bebeğe dair sürekli tekrarlayan, rahatsız edici düşünceler

Kaygı gebeliği etkiler mi

Gündelik düzeydeki kaygının gebeliğin seyrini bozduğuna dair bir bulgu yoktur. Uzun süreli ve yoğun kaygı ise uyku düzeni, beslenme ve takibe düzenli katılım üzerinden dolaylı olarak süreci etkileyebilir.

Bu nedenle kaygının değerlendirilmesi, ruhsal iyilik hali kadar gebelik takibinin sürekliliği açısından da anlamlıdır.

Neler yardımcı olur

Bilginin kaynağını sadeleştirmek çoğu zaman ilk adımdır. Belirsizliği azaltmak için yapılan uzun internet aramaları genellikle kaygıyı artırır; soruların takip eden hekimle konuşulması daha güvenilir bir yol sunar.

Uyku ve hareket düzeninin korunması, gebelikte uygun bulunan fiziksel etkinlikler ve destek alınabilecek bir yakın çevre, kaygının şiddetini azaltabilen basit ama etkili unsurlardır.

Belirtiler sürüyorsa psikolojik değerlendirme ve gerektiğinde psikoterapi seçenekleri gündeme gelir. İlaç kullanımı gereken durumlarda karar, gebelik dönemine uygunluk gözetilerek hekim tarafından verilir; gebelikte hiçbir ilaç hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Muayenede dile getirmek

Kaygı, muayenede en sık atlanan başlıklardan biridir. Çoğu zaman bir şikâyet olarak görülmediği veya konuşulması gereken bir konu sayılmadığı için gündeme gelmez.

Oysa gebelik takibi yalnızca ölçüm ve tetkiklerden ibaret değildir. Uykunun, iştahın ve duygu durumunun sorulması, sürecin bütünlüklü değerlendirilmesinin bir parçasıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Şikâyetlerinizin değerlendirilmesi için hekiminize başvurunuz.

Randevu

Kadın sağlığınız için ilk adımı bugün atın.

Muayene randevusu oluşturmak veya sürecinizle ilgili bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.